. mutluluk .

Öyle bir hafta sonu geçirdim ki hala sanki hiç yaşamamış gibiyim.İlk bunalımla başladı, vize ve kendi iç münakaşalarım sonucunda kafayı yeme , çıldırma , mutsuzluk evrelerine girmek üzereydim.                                Bu böyle olmayacaktı.tabiki yolu kaçışta buldum. en sevdiğim yerlerden birine; izmire (:   ..                                                     Tam gitmeye  karar verdim ki şansmıdır nedir ve iyi bir  şeydir kiii izmirdeki şebo konserini öğrendim ..Tabiki içime dolan mutluluğu tarif edemem :D     Ve en güzeli de konser vodafonlulara ücretsizdi.. Tam bu noktada evet ben vodafonlu değilim ama hemen arkadaşlara sorarak o noktayı da hallettik.                                                Sonra içimdeki hüzün ve sıkıntıyı değer verip ama istemeden çok  kırdığım "kardeşimle" paylaştım. Konuşmak gerçekten çok iyi geldi..insanlar bazen konuşmadan anlaşamıyor.                               Neyse işte sonrasında apar topar bir hazırlık felan koştura koştura otogara gittim vee hemen biletimi aldım sevdiğim 2. şehre :)  . Yolculukları çok severim, başka bir şehre gitmek beni huzurlu ve mutlu eder. Jazz müzik eşiliğinde içimdeki bulutları kovalayan rüzgarla yolculuğum başladı..                                                                                                                        Ve en sonunda esas huzurlu yere geldim canım neslimin yanına. Ne kadar uzak olsada dostluğumuz sağlamdır (maaşallah). Dertleşme faslı derken ertesi gün oldu felan.Aman ne koşturma ya Rabbim.             .Konak alsancak arası mekik dokudum resmen :D   Neysee en sonunda biletleri aldımm :) Bu arada konsere imranla gidiyordumm ( vay canına balıkesr sınırlarını aşıp izmir konseri mükemmel oldu :))  )                                                                               Ertesi günü konak bornova konak karşuyaka trafiğinden sonra o illet yola geldik.O arenayı oraya yapan zihniyetinn  benn ....                       İndik otobüsden tabi doğal olarak öğrenci kafilesini takibe başladık :D Ama sorun ters istikamete doğru gidiyorduk neyse bi bildikleri vardır sonuçta dedik ve yürüdük ..yürüdük.. yürüdükk.. Abartmıyorum bir buçuk iki kilometre yürüdük hatta daha fazla :P      ..      Mecalim kalmadı o derece yaa ..Meşhur arenanın önüne geldik yine beklemedeyiz. En sonunda girdik filan önce bir inceliyoruz tabi ee gelmişiz o kadar yolu.                    Aslında güzel yer denizin dibinde tam konser mekanı biraz küçük ama olsun iyidir :)  .Şimdi sıra şeboyu beklemede derkeenn çok bekletmedi esasında yaa hakkını yememek lazım :D  .                                                                          O güzüel sesiyle vee gümüş rengi vücudunu saran bir elbiseyle çıktı sahneye ( tek kelimeyle mükemmeldii)..İmranla bizi harap eden şarkılarına bağıra çağıra eşlik ettik (sesim kısılmams üzldm yaa :P) . Ortam matraktı yaa  arkamızdaki çocuk şeboya baya yanıktı :))...Kulaklarımızın pası silindi hiç gitmek istemiyordum büyülenmiş gibiydim ama acı gerçek eve dönüş..                                                                                       O çileli yolu yürüyerek değil deli gibi koşturarak geçtik :S Nefes nefese koşarken önümüzden bir havlama sesi amannn tanrım o da ne???                      Önümüzde 2-3 tane köpek havlayarak bize geliyorr ..İlk birbirlerini koşturuyorar sanırken birden bire bize döndü üçü birden :/ Neye uğradığı şaşırdım ilerde bi kaç adam vardı ama hiçbir harekette bulunmuyolardı sağolsunlar :@       Ben can havliyle köpekleri kovalamaya çalıştım ama korkudan hiç bişey düşünemiyorum o derece.Neyse adamlar bişey yapmaz felan dediler onlara da ayrı bi sinir olaraktan karanlık bi parka girdik (tabi yine koşarak).Bayraklı köprüsünü gördük içimize bir rahatlama geldi ama hala koşuyoruz.    Bi ara imranı gözden kaçırdım sonra sevinç die bi ses duydum bir de baktım imran otobüse binmiş haydi bir- iki konakkk der gibi bana seslenio hiç düşünmeden attım kendimi otobüse ama yerlerde filan sürünecem kendimi kaybetmeye ramak kalmış :P.                           Kalbimin yüzümde kulaklarımda attığını hissediyorum (millet de suratıma bakıo garip garip ama benim bunu düşüncek mecalim yok )...           Konağa geldik ve yine koşmamız lazım. Kendimi motive ederekten sevinç hadi bu son bak bundan sonra bitiyor işkence derken kütttt .!!!                                                 Kaldırıma takıldım ve yerdeyim. Şaka gibi o an   acıyı hissetmiyorum tabi şoktayım imran koluma girdi bi adam da yardım etti, hanımefendi iyiimisiniz filan diyo ama benim şarteller atmış cevap veremiyorum...Ağzımı açsam ağlıycam( acı evresi şiddeti).    Durağa geldik  ki o da ne otobüsün kalkmasına 15 dk var.       Hayyyy benn .... Neyse işte filmi burda koparalım sonra imranlara sağ salim gittik (benim dizimdeki acı ve morarıklığı saymassak).         .Kısacası güzel bir şebo konseri ve her güzel şeyin bir bedeli vardır sonu. Bu arada gaziemiri de çok beğendim bi gün orda yaşamayı gerçekten çok isterim inşallah  maşallah :D. Şimdi yine balıkesirdeyim ama daha bi sevinç gibi  oleyy :))

kırıklar saçılmış gözlerime ..

zaman insanı ne kadar değiştiriyor.düşünmek..düşünmek.böyle olsun istemedim.artık hiç bişey istemiyorum. ellerim bomboş.kırık kalpleri düzeltemiyorum.hiç sevmediğim kabuğuma geri dönüyorum küskün. söyleyememde. geri almak mı?? isterdim yaa ta izmire dnmek isterdm en başa.o en güzel günlere . derdim ki hiç bırakma mutluluğu. hayatı ciddiye almaya başlamazdım , hep o deli dolu olurdum...sevdiğim insanları uzaklaştırıp kırmazdım... hayatımda ne zaman paniğe kapılsam hep hata yapıyorum. ha  bide çok düşünmekten devrelerimi yaktım.. artık düşünemiorum..

uzun sözün kıssası..

       Bazen öyle anlar vardır ki bir buhranın tam ortasına düşersiniz. Bir çıkmazın başrol oyuncusu olursunuz. Sözler boğazınızda düğümlenir. Doğrular yanlış oluverir.Hayat ne garip , ne zaman bişey düşünseniz , isteseniz size hep beş kardeşi gösterir.. Ya size öyle geliodur yada zaten başından beri hep öyledir. Yani sorun aslında istediğimiz şeyi elde edebilme , yapabilme noktasında kilitlenir. Hani deriz ya "ben herşeye yeniden başlıyorum. Artık üzülmek istemiyorum, mutluluğa odaklanacağım." diye işte yanlışı en başından yapıyoruz belki de ..Kararlarını hayata haykırırsın da o sana "al sana sayfa ..."der dalga geçer gibi.Ne zaman iyi bir şeye karar versek hep yanlışını çekeriz üzerimize. Mutluluk için attığın her adım mutsuzluğun olarak geri döner.Niye bilmem ama bana bu aralar çok oluyor ne zaman iyi bir şey yapmaya karar versem mutsuzluğum katlanıyor. Hiçbişey kolay değildir hayatta kabul ama bu kadar zor olmasına da gerek yoktu ki..