çelişkiler ve tanınmaz insanlar

yeni kararlar almak çok kolay.
bir de uygulamaya koyabilmek var tabi..
insanların asıl yüzlerini görmek, içinde bulunduğumuz
ortamların boşluğunda kaybolmak,
gerçek  hayatla yüzleşmek..
birini tanımak senelerle, vakit geçirmekle
yada onun gibi daha bi çok şey yaparak gerçekleşmiyor.
herkesin içinde gizlediği , kimseye anlatmadığı karanlık yönleri,
hisleri , çelişkileri barınır..
gizlenir; çünkü rahatsızdır bu düşünceler..
anlatılamaz..
boş bir anında ortaya çıkıverir öylece..
asla değişmeyen bir şey varsa o da  insanlardır..
yüzyıllar boyu hırsları , kavgaları, sevgileri içinde boğulmuş insanlar,..
gelecekte de değişmiycek ..
yani aslında bu öyle bir şey ki çok iyi tanıyorum diyemezsiniz..
bir gün öyle bir şey çıkar ki sizi de ezer geçer..
birine güvenmekle başlayabilirz işe..
bunu benim söylemem çok garip aslında çünkü
artık güvenemediğimi hissediyorum..
kendi çelişkilerim içinde boğulurken bir başkasını boğmaktan korkuyorum belkide..
sevmek de bu çelişkilere dahil tabi..
en sevdiğiniz kişi mesela..yada öyle sandığınız..
kardeşten öte diyebileceğiniz.. yada öyle sandığınız..
sanmalar yanıltıyor bizi..
emin olamıyoruz çünkü..
nasıl emin olabiliriz ki , karşımızdakinin düşüncelerini , çelişkilerini bilmeden ..
bence pollyanna'nın bile çelişkileri  vardır..
artık kimsenin baştan aşağı iyi olduğunu, olabileceğini düşünmemeye başladım..
yada tam tersi de olabilir..
belki de kötü insanlar da içindeki iyi çelişkileri yok etmeye , bastırmaya çalışıyorlardır..
yani hep en kolaya kaçıyoruz..
yada korkuyoruz dillendirmeye..
ve evet kimseyi gerçekten tanıyamayız..
aslında baştan sona bir paradoksun içinde darbeler alarak dönüyoruz durmadan..
ne kadar yara alsak da tanıyamıyoruz işte..

1 yorum:

  1. freud de böyle düşünmüş. Bilinç altı. Bastırılan duygular.. Bilinmeyenler.. Gizlenen gerçeklik..karanlık bölge.

    YanıtlaSil