cesaret aptallık mıdır?

     hayatımda pişmanlıklarım oldu elbet. ama geriye dönüp baktığımda belkide böyle olması gerekiyordu diyorum. bazen deli cesaretimin kurbanı oldum bazen de cesaretsizliğimin.
 kafamda binlerce kez kurguladığım ,söylediklerim , söyleyemediklerim , yaptıklarım ,yapamadıklarım , ne olursa olsun dediklerim.
    her şeye rağmen nefes alıyorum ve hala buralardayım.
pişman olmak mı daha çok üzer insanı yoksa keşke mi? acaba hangisi daha çok aptallık.
hani birisi bize bi şeyler söyler söyler ve gider , biz orda hiç bi şey diyemeyiz de sonra aklımızdan binbir türlü senaryo kurup "ah şöyle deseydim" deriz ya işte orda demek mi daha zor diyememek mi?
   saatlerce söyliyeceklerimizi düşünüp , kafamızda senaryolar yazıp iş konuşmaya geldiğinde gözlerimizle anlatmaya çalışmamız da çok manidar. keşke telapati yöntemi olsa ve karşımızdaki bizi anlasa ne güzel olurdu değil mi?
   bana göre keşke daha yıkıcı geliyor. çünkü sonucunu bilmiyorsun ve %50 şansın var.ve o şans  hep kemirir durur seni . ama yüzleşip sonucu gördüğünde artık başka bir seçenek yoktur.böylece sorular da cevapsız kalmaz.
  yani keşkeler yerine pişmanlıklar mı derseniz bu biraz da pişmanlıkların boyutuna bakar.hayat terazisi çok dengesiz. insanları hangi kefeye koyduğunuza çok dikkat etmeniz lazım yoksa bir türlü dengeyi tutturamazsınız.hayatınızı keşkeler ve pişmanlıklarla geçirirsiniz. geriye sarıp bazı şeyleri düzeltme şansımız yok  bu yüzden hayatı anlatan en güzel sözle noktayı koyuyorum                                "carpe diem"..

huzurun sesi..









Türkiye Olimpiyatlarda

   İlk defa  Olimpiyat oyunlarını bu kadar iyi takip edebilme şansım oldu. Vaktim elverdiği sürece izlemeye çalıştım. Tabiki ülkemizi temsil eden sporcularımızı  izleyip hem sevinip hem üzüldüm..
    Aslında üzüldüğüm noktalar başarısız olmanın yanı sıra hakkımızın verilmemesi(bazı dövüşlerde),spora verilen desteğin futbolun ötesine yeni yeni geçebilmesi ..
   Türkiye daha iyi olabilirdi.. Bu ülke daha iyi yerleri hak ediyor.Tüm Türkiye Al Bayrağımız göklerde dalgalanırken Marşımız stadyumda yankılanırken heyecan içinde ve gururla dinledi, alkışladı , sevindi..
    Daha iyisi neden  olmasın?...
  Her konuda sanat, bilim, spor ve daha bir çok alanda yapabiliriz..
Aslında bunu tüm dünya biliyor. Ama biz bunu göremiyoruz. Milli benliğimizi , Türk olmayı gururla taşıyıp ASİL kanımızın gücünü göstermeliyiz..
    Savaş hiç bir zaman çözüm değil. Barış da diplomasinin oyuncağı olmamalı..
Önce insanlığı yüceltmeliyiz.Toprağımız kıymetini bilmeliyiz ve artık şu duraklama devrinden çıkmalıyız..
Osmanlının lale devrinden sonra girdiği duraklama devrini yaşıyoruz sanki.. Dış borçlar , gerileme, çöküşe yakın nokta.
.
   Bu halk başarıya , mutluluğa hasret.. Türkiye hak ettiği yeri görmeye hasret!..

Şehitlerimize , bu ülkenin toprağını kanıyla canıyla savunan insanlarımıza bunu borçluyuz..
    ATAMIZA borçluyuz..
Daha fazlası için TÜRKİYEM aydınlık yolda koşmak için..

not: kadın sporcularımızın olimpiyatlara katılımı ve mücadeleleri o kadar gurur verici ki ..

Kimsenin Gözü Arkada Kalmasın..

   Hayat ne kadar garip. En ağır darbeleri aldığımız zamanlardır, deli güce erişip her şeyi yapabilirmişiz hissine kapıldığımız . İçimiz hırsla dolar. Acıyla karışık güçü hissederiz  damarlarımızda.
Yani illa bi itici kuvvete gereksinim duyarız. Bizi ateşleyecek , içimizdeki,damarlarımızdaki akan asil kanı uyandıracak bir an. Direniş..

  Tepe taklak inişler ya dipte yeni bir yaşam demek yada yükselişe geçmek için azim.
Ama bazılarımızın tepe taklak olma gibi bir şansı yok. Ya hep yukarda olucak yada hiç..

Hani hep aradığımız , sorduğumuz "adalet" var ya birilerinin bizi var oluğuna inandırdığı..
Yok işte.. Adalet birilerinin ağzından çıkacak tek kelimeye bakarken hak can çekişen bir çocuğun gözlerindedir. Bu adalet terazisinin ayarlarını kim düzenliyorsa insan olma vasfını aşıp hayvanlarda bile olmayan bir vahşetin içinde yüzüyor olmalı..

Dünyanın hakimi olmak fikri insanoğlunun ağzını sulandırırken savaş kaçınılmaz olur. Ateş gibi yakar kaybedilen yürekler.Saniyeler ömür gibi gelir son nefesini verene. Gözlerini kaparken geride kalanları düşünür acı içinde.. Gözü açık gitmedi denir ya artık öyle değil. Zaman ileriye doğru aktıkça insanlar ilkel hazlara tutulmaya başlar. Zalimlik erdem olur , yüceltilir ,yükseltilir.. Kimse gözü açık gitmesin , kimse sebebsiz yere ölmesin.
ATAmızın da dediği gibi  "EY TÜRK GENCİ ..MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR !"