cesaret aptallık mıdır?

     hayatımda pişmanlıklarım oldu elbet. ama geriye dönüp baktığımda belkide böyle olması gerekiyordu diyorum. bazen deli cesaretimin kurbanı oldum bazen de cesaretsizliğimin.
 kafamda binlerce kez kurguladığım ,söylediklerim , söyleyemediklerim , yaptıklarım ,yapamadıklarım , ne olursa olsun dediklerim.
    her şeye rağmen nefes alıyorum ve hala buralardayım.
pişman olmak mı daha çok üzer insanı yoksa keşke mi? acaba hangisi daha çok aptallık.
hani birisi bize bi şeyler söyler söyler ve gider , biz orda hiç bi şey diyemeyiz de sonra aklımızdan binbir türlü senaryo kurup "ah şöyle deseydim" deriz ya işte orda demek mi daha zor diyememek mi?
   saatlerce söyliyeceklerimizi düşünüp , kafamızda senaryolar yazıp iş konuşmaya geldiğinde gözlerimizle anlatmaya çalışmamız da çok manidar. keşke telapati yöntemi olsa ve karşımızdaki bizi anlasa ne güzel olurdu değil mi?
   bana göre keşke daha yıkıcı geliyor. çünkü sonucunu bilmiyorsun ve %50 şansın var.ve o şans  hep kemirir durur seni . ama yüzleşip sonucu gördüğünde artık başka bir seçenek yoktur.böylece sorular da cevapsız kalmaz.
  yani keşkeler yerine pişmanlıklar mı derseniz bu biraz da pişmanlıkların boyutuna bakar.hayat terazisi çok dengesiz. insanları hangi kefeye koyduğunuza çok dikkat etmeniz lazım yoksa bir türlü dengeyi tutturamazsınız.hayatınızı keşkeler ve pişmanlıklarla geçirirsiniz. geriye sarıp bazı şeyleri düzeltme şansımız yok  bu yüzden hayatı anlatan en güzel sözle noktayı koyuyorum                                "carpe diem"..

1 yorum:

  1. Tek pişmanlığım, kelimelerimi bile haketmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktı.

    YanıtlaSil